AĞAÇ OLDUM

Akşam dersten gelmiş yorgun bir haldeyim.
Oğlum uyumamış beni bekliyor.
Anne oğul hemen pijamalarımızı giyip, dişlerimizi fırçalamak için lavaboya gidiyoruz.
Oğlumun bir an önce uyuması için her zamanki gibi acele ediyorum.
Tam o sırada oğlum :
- “ Anne ben ağaç oldum, Benan da beni kesecek” diyor.
Ben şaşırmış ve sinirli bir halde :
- “ Oğlum, ne biçim oyunlar oynuyorsunuz siz” diyerek sözünü kesiyorum.
- “Yok anne teneffüs oyunu değil bu, bak şimdi ben ağacım ya Benan beni kesmek isteyince
O’na: -“ Dur beni kesme, ağaçları kesersen kuşlar, sincaplar nereye yuva yapar ?“ diyorum.
Yani biz okuma bayramına tiyatro hazırlıyoruz anneee, diye dişlerini fırçalamayı bırakıp uzun uzun anlatmaya başlıyor.
Şaşırıyorum kendini o kadar kaptırmış ki rolüne, onu ilk kez böyle görüyorum ve oğlum beni arka arkaya şaşırtmaya devam ediyor.
Bir de ders oyunumuz var anne, hepimiz birer ders oluyoruz ben de resim dersi oluyorum, dur bak şiirimi de okiyiiim sana : - “ BENİM ADIM DA RESİM
DOĞAYI SEVDİRİRİM,
DUYGUYU DÜŞÜNCEYİ
RENKLERLE BELLETİRİM.”
Heyecanla soruyorum :
-“ Oğlum bunları sana kim öğretti?”
- “ Gözde Öğretmenim anne”
Haa anne Gözde öğretmenimin adı nasıl oluşuyo biliyo musun?
“Gı”nın yanına “Ö” geliyor “GÖ” oluyor sonra onların yanına “Zı” geliyor “GÖZ” oluyor, sonra da “Dı” ile “E” birleşince “DE” oluyor ya, hepsi beraber “GÖÖZDEE” oluyor işte .
Ben artık şoktayım, e oğluşum sen sökmüşüsn okumayı işte farkında değilsin diyorum.
O bana bilmiş bilmiş cevap veriyor :- “ Tamam da anne ben ders –talışmak- istemiyorum”.
*****
Sonra onu yatırıyorum.
Odama geçiyorum, yatağa uzanıyorum, kitabımı elime alıyorum ki, iç sesim benle konuşmaya başlıyor .
-“ Demedim sana, kendini de çocuğu da bu kadar sıkma bak her şey nasıl da yoluna giriyor.”
Patavatsızlığına kızıyorum iç sesimin.
Şurada oğluma sevinmişim, mutlu olmuşum, yorulmuşum da biraz kitap okuyup uyumak istiyorum sırası mı şimdi?
Yine de kıramıyorum onu kibarca yanıtlıyorum.
- “ Tamam evet haklısın”.
Yüz buluyor ya benden yükleniyor bu iyice.
- “ Sana defalarca söylüyorum, rahat bırak çocuğu, her şeyine karışma, çocuk okuldan akşam üzeri geliyor tabii ki ders çalışmak istemeyecek, hem sen çok mu çalışkandın sanki?
Bak bak, bir de benim öğrenciliğime laf ediyor.
- “Çalışkandım tabii ne çabuk unuttun.
- Tamam da çocuğunu ne başka çocukla ne kendi çocukluğunla kıyaslama, her çocuk farklıdır. Rahat ol rahat. Çocuk büyüdükçe daha çok sorunlar yaşayabilirsin, ne bu böyle daha ilk okul sıralarında kasıyorsun kendini, oo işimiz var senle !!
İç sesime kulak versem sabaha kadar konuşacağız.
Aslında çok haklı biliyorum.
Ona bir şey belli etmeden sessizce kitabıma dönüyorum.
Zaten günlerdir elimden bırakamadığım kitabımın sayfaları arasında yüzümde hoş bir tebessümle kayboluyorum.
İç sesim de bu gecelik sessiz kalıyor, oğlum odasında çoktan uykuya dalmış mışıl mışıl uyuyor.
1.Not: Sayfaları arasında kaybolduğum kitap Katre- i Matem
Yazarı İskender Pala.
2. Not : Bu yazının kıssadan hissesi, hiçbir şeyi takma, hayatını yaşa, nasıl olsa akacak su yolunu buluyor.

Şubat 2nd, 2010 at 08:28
İşte tamda budur..Su akar yolunu bulur ..Eninde sonunda denize kavuşur :)) Kıssadan hissemizi aldık..bu yaramazı çok sevdik ..şimdide gidiyoruzz :)) sevgiyle
Şubat 2nd, 2010 at 09:52
Oglan cözmüs iste olayi, sende rahat ol bakayim:)) SIKMA kendini (bende senin ic ses gibi konustum di mi?) Hadi daha fazla cenem düsmeden gideyim ben, gitmeden sarilip öptüm ikinizide:))
Şubat 2nd, 2010 at 10:11
içsesimiz çoğu zaman haklı çıkmaz mı zaten. hem annesi lütfen çocuğu sıkıştırıp, ders talıştırıp durma öyle :)))
Şubat 3rd, 2010 at 10:10
Ağaç olmayı bildikten sonra o güzel çocuğun evrenle evren olmayı da başarması işten bile değil.Benim yerime sev ve öp onu, sen de canım, güzel anne, oku katre-i matemini.sevgilerimle.
Şubat 3rd, 2010 at 20:18
Özlem’ciğim sana bir mim yolladım. Yazmak istersen elbet…
Şubat 4th, 2010 at 07:55
Aaa, yazarım tabii Fulya’cım.
Şubat 4th, 2010 at 07:55
Çok teşekkürler canım sevgiler bizden:)
Şubat 4th, 2010 at 07:56
Ben de öyle yapıyorum artık sıkıştırmak yok, talışmak isterse talışıyor:)
Şubat 4th, 2010 at 07:56
Biz de seni öptük Belgin Teyzemiz:)
Şubat 4th, 2010 at 07:57
Kesinlikle akacak su yolunu buluyor.
Bizden de sevgiler sana:)
Şubat 22nd, 2010 at 18:13
buluyor vallahi
dil de pabuç mu olacak ne
Şubat 24th, 2010 at 16:14
Sorma, daha neler neler yzacağım hepsini bir gün:)