“BEN”Lİ MİM

Ben de tam bunu düşünüyordum.
Kendimi anlatmayı, tuhaf dediğim hallerimi ya da bana öyle gelen hallerimi.
Bir türlü klavye ile buluşamıyor bu günlerde parmaklarım.
İzlediğim filmleri, okuduğum kitapları bile paylaşamaz oldum.
Sözü çok uzatmayayım, Leylak Dalı Nurşen’ciğimin taa Ankara’dan gelen mimi bana destek oldu bu konuda.
İşte ben, huzurlarınızda “ Ben” li mim :))
1- Makyaj, ruj ve parfüm takıntılıyım. bu durum – özellikle ruj- abartı ve takıntı durumlarını çoktan aştı, psikiyatri konusuna girmek üzerestrong>
2- Bağımlıyım, evet yanlış okumadınız ben bir bağımlıyım. İflah olmaz bir kitap bağımlısıyım. Kurtulamıyorum bu bağımlılıktan laf aramızda kurtulmaya da pek niyetli değilim.
3- Acaip bir anneyim. Fazla korumacı, çocuğun her şeyini kafaya takan bu konuda oğlundan farkında olmadan hayat dersleri alan bir anne. Gerçekten oğlum bu huyumu kendi farkında olmadan törpülüyor, bu da ayrı bir sonraki yazımın konusu olsun.
4- Hiç titiz değilim. Temizliği, düzeni çok severim ama bir yere kadar. Temizlik, titizlik uğruna kendini de etrafındakileri de kasan tipler vardır ya onlardan ol-a-madım hiç.
5- Kırtasiye delisiyim. Oğluma kalem vb. kırtasiye ürünleri almak için gittiğim kırtasiye dükkanından hâlâ kendime de bir şeyler almaya bayılıyorum.
6- Mutfaktan hiç çıkmak istemem. Özellikle kendi tariflerimi uydurup yapmaya bayılıyorum.
Şimdi sırada beyaz çikolata soslu, böğürtlenli pasta tarifi var. Bakalım becerebilecek miyim? ( Tabii çok profesyonel değil kendi çapımda. Bunun neresi tuhaf diyebilirsiniz, e hazır tarife bakıp pasta yapmak varken, ya da hazır pasta yemek varken, kendi kendine pasta uydurmak biraz tuhaf görünüyor gözüme )
7- Çok konuşurum, susmayı bilirim de; bazen dilime söz geçiremem. Geçen yıl oğlum ana sınıfındayken yeni yeni velilerle tanışıyorduk, erkek öğrencilerden birini çok ama çok yaşlı bir adam okuldan alıyordu. Bir gün bu bey ile çocukları alırken yine karşılaştık. Selamlaştık.
Kapıda çocukların çıkmasını bekliyoruz ben de laf olsun diye : - “ Siz O.’nun dedesi misiniz?” diye sordum, beyefendi nezaketle karışık sinirle -“ Hayır babasıyım!! “ diye yanıtladı beni . ( Sus değil mi a kadın sana mı kaldı, çocuğun babasını dedesini sormak?)
8- Çok sakarımdır. Evi boyamaya gelen boyacıların boya kovasına karpuz düşürmüşlüğüm vardır.
Gerisini hiç anlatmayayım.
Zaten Nurşen’ciğim 7 özellik demiş, gördüğünüz gibi ben sabaha kadar yazıp bu maddeleri üç haneli rakamlara kadar götürebilirim.
Neyse işte ben buyum
Kendimi ve sizi seviyorum.
Bu mimi, “Aydan atlayan kedi”, “ Cadılar kampı” nın güzel sahibi Belgin ve “ Yaşamın kıyısında “ Nur’cuğuma gönderiyorum.

Ocak 25th, 2010 at 13:04
Özlemcim, iste bu özelliklerin degilmi seni bu kadar sevilesi yapan:)) Anlattiklarini okudugumda seninle ne cok ortak yanimizin oldugunu bir kez daha anladim, bosuna degilmis birbirimizi bulmamiz:)) Benimde bu siralar elim klavyeye gitmiyor pek, ama en kisa zamanda yazmaya calisacagim:))
Seni cok seviyorum canimcim:))
Öptüm kocamancaaaa:))
Ocak 25th, 2010 at 13:43
Zaten insan titiz olmadığı sürece hayata daha bağlı,kendiyle barışık ve neş’e dolu olabilir…Özelliklerin,samimiyetin hepsi çok sahici özlemcim
Ocak 25th, 2010 at 13:45
Özlemcim teşekkürler cevapladığın için. Bir-iki tanesi hariç beni anlatıyormuşsun gibi geldi. E, boşuna değil şu sanal alemde bunca kişinin arasında birbirimizi bulmamız.
Sevgiler yolluyorum…
Ocak 25th, 2010 at 13:55
ahh son iki tanesinde kendimi gördüm :)) Sakarlık ve pot kırmakk bana çok yakışıyor amaaaaa :))
Ocak 25th, 2010 at 14:32
ben anne olsam herhalde ben de kontrol delisi olurdum, bir de kırtasiye… hala uslanmaz bir çocuk var içimde kitapçıya her gittiğimde…
Ocak 25th, 2010 at 15:39
:)))Hepsi çok iyiydi de ben boyacının kovasındaki karpuzu okuyunca koptum:))))
Hep böyle gerçek kalın…Sevgiler:))
Ocak 25th, 2010 at 18:47
Canım, kitap tutkun, kırtasiye tutkun ve mutfaktan çıkmayıp değişik tarifler deneme ve çok konuşma huylarımız aynı
Keyifle okudum ve seni dahada iyi tanıdık canım. Sevgiler.
Ocak 25th, 2010 at 23:47
Canım Özlem’cim,
İlginç yanlarını okurken işte “oğlak burcu biri” dedim.
Çok teşekkür ederim canım,ilk fırsatta cevaplayacağım. Bu aralar pek faal durumda değilim, daha doğrusu net’e girmeye zaman ayıramıyorum. Okuma ve yazma bu haftaki programım, inşallah uygulayabilirim.
Sevgilerimle…
Ocak 26th, 2010 at 12:16
:))) Herhalde aynıyız hep… sakarlık ben de, çenelik ben de… Dün mesela “Aran Lokantası” diye bir yere gittik. Yemekleri pardon işkembeleri söyledik. Kar var ya ondan.)) Garson ama sanırım sahipleirnden birir geldi ve ben ne desem beğenirsin.Siz Ermeni misiniz? adam şaştı kaldı ben devamla yok lokantanın isminden sordum. Farklı lezzewtler varsa hani topik mopik ondan diye yutkunup durdum.Adam da güldü çok sonra belki vardır bilemiyorum dedi. Ben de güldüm tabii:(((
Ocak 26th, 2010 at 18:13
Bazı maddeler bana o kadar çok uyuyor ki bir an beni anlatıyorsun zannettim, tabii ben acaip bir anneyim maddesine gelince; teyzeciğim senin gibi olan bir çok anne var.
Ayrıca ben de senin gibi bir kitap kurduyum ve seni çook seviyorummm…
Ocak 27th, 2010 at 17:13
Ben de seni çok seviyorum canım:)
Ocak 27th, 2010 at 17:15
Ömürsün sen Yıldız’cım beni de güldürdün vallahi:)
Ocak 27th, 2010 at 17:16
Biz oğlaklar hep birbirime benzeriz ve bir şekilde buluruz birbirimizi.
Sen dilediğin zaman yaz olur mu Nur’cuğum, zorlama kendini.
Ocak 27th, 2010 at 17:16
Benden de sevgiler canım:)
Ocak 27th, 2010 at 17:17
Ben de o zaman kopmuştum Banu’cum, 7 yıl geçti üzerinden unutamadım hâlâ:)
Benden de sevgiler.
Ocak 27th, 2010 at 17:17
Evren’cim ister itemez kontorl delisi olyor insan.
Kırtasiye mi?
İnan dayanamıyorum:)
Ocak 27th, 2010 at 17:18
Valla galiba bana da yakışıyor:)
Ocak 27th, 2010 at 17:19
Ben buna çok inanıyorum Nurşen, bir biçimde buluyoruz sanal ortamda bile birbirimizi.
Ben de sevgiler gönderdim Ankara’ya:)
Ocak 27th, 2010 at 17:19
Çok teşekkür ederim Delfina’cığım:)
Ocak 27th, 2010 at 17:20
Ben de seni çok seviyorum Belgin’cim:)
Sevgilerimle…
Ocak 30th, 2010 at 16:38
:))) bendede aynı durum var desem.yanılmıyorsam işe ilk girdiğim seneydi dükkana gelen bir amca bi şeyler bakmıştı daha sonra bir hanım geldi ama o kadar yaş farkı var ki arada, babanızda gelmişti dedim bakmaya o anı hiç bir zaman unutamam.daha sonra öğrendim ki bunu para karşılığı vermişler düşünün yani nasıl bir durum ve kadının halini…
Ocak 31st, 2010 at 17:35
Yaaa sorma Özlem, niye susmak gelmez ki aklımıza?
Şubat 4th, 2010 at 23:10
sanırım tüm anneler aynı.. ya da ben de sen gibi oldugum için böyle söylüyorum.. evhamlı bir insanım hem de çook! can çıkar huy çıkmaz derler ya hani, işte öyle… sanırım hepimizin sevmediği huyları mevcut ve biz bunlarla yaşamaya mecburuz canımcım:) eline sağlık, sevgi ve selamlarımla…
Şubat 5th, 2010 at 07:47
Ben de kendim mi ama galiba biz anneler aynıyız Sema diye düşünürüm hep böyleyim.
Bir de yedimizde neysek yetmişimizde de o olacağız, değişim de bir yere kadar sanaırım.
Sevgi ve selamlar benden canım:)