BAŞIMIN DERDİ

Uzun yıllar geçti üzerinden, bir türlü kurtulamadım onlardan.
Hiç beklemediğim zamanlarda, istemediğim şekillerde mantar gibi çıkıverdiler karşıma.
Kurtulmak için çok uğraştım olmadı, bir biçimde hayatımda olmaya devam ettiler ne yazık…
Sabah, akşam, gece, gündüz denemediğim hiçbir şey kalmadı, yine de bırakmadılar peşimi.
Sanki benden bir parçaydılar!!
Ne kötü; istenmediklerini onlar hep bildiler yine de kurtulamadım işte.
En sonunda kırklı yaşlarımın başında biraz terk eder gibi oldular beni.
Tamam dedim, bu sefer oldu dedim, sevindim.
Yok, yanılmışım, yine geri geldiler. Sanırım çok yaşlansam da, yüzüm yaşlılıktan kırış kırış olsa da yine de bırakmayacaklar peşimi.
Neden mi söz ediyorum?
Başımın derdi sivilcelerimden.
Herkes bu yaşta kırışık kremleri kullanmaya başlar ben hâlâ sivilce giderici kremlerle uğraşıyorum.
Bitkisel ve kozmetik ilaçlar bana mısın demiyor. Sivilce ile ilgili trajikomik bir durumum da var benim. Ergenlik dönemim inanması güç ama sivilcesiz geçmiştir. Onlarla tanışmam 20’li yaşlarımdan sonra oldu.
Bu ne kadar sürecek bilmiyorum. Tabii yaş ilerledikçe yüzdeki miktarları da azalıyor ama yine de **Süleyman Efendi’nin nasırı gibi azap çektiriyorlar bana.
Şimdi ben bu yazıyı neden yazdım?
Vallahi bilmiyorum ama yazdım rahatladım, bir de sevdiğim şairin şiirini hatırladım:))
** KİTABE-İ SENG-İ MEZAR
I
Hiçbir şeyden çekmedi dünyada
Nasırdan çektiği kadar
Hatta çirkin yaratıldığından bile
O kadar müteessir değildi;
Kundurası vurmadığı zamanlarda
Anmazdı ama Allah’ın adını,
Günahkar da sayılmazdı.
Yazık oldu Süleyman Efendiye
II
Mesele falan değildi öyle,
To be or not to be kendisi için;
Bir akşam uyudu;
Uyanmayıverdi.
Aldılar, götürdüler.
Yıkandı, namazı kılındı, gömüldü.
Duyarlarsa öldüğünü alacaklılar
Haklarını helal ederler elbet.
Alacağına gelince…
Alacağı yoktu zaten rahmetlinin.
III
Tüfeğini depoya koydular,
Esvabını başkasına verdiler.
Artık ne torbasında ekmek kırıntısı,
Ne matarasında dudaklarının izi;
Öyle bir rüzgar ki,
Kendi gitti,
İsmi bile kalmadı yadigar.
Yalnız şu beyit kaldı,
Kahve ocağında, el yaz işiyle:
‘Ölüm Allah’ın emri,
‘Ayrılık olmasaydı.’
ORHAN VELİ KANIK
Fotoğraf : www.deviantart.com

Aralık 1st, 2009 at 09:49
Demek ki sen, zaman geçtikçe yaşlanacağına gençleşiyorsun Özlemciğim. Bir nevi dişi Benjamin Button’sın :)) Şaka bir yana şu dönemde hormonal bir dalgalanma ya da psikolojik anlamda bir yoğunluk yaşıyor olabilirsin. Haa tabii ki abur cubur yememeye de özen göster. Bir ara görüşelim de ben de bir göreyim şu yaramaz sivilceleri:)Öptüm seni…
Aralık 1st, 2009 at 09:55
Özlemcim ara ara bende de görünüyor o yaramazlar, biz ona aile arasında “Menopoz sivilcesi” diyoruz:))) Ama senin için daha erken olmalı. Ben ömrüm boyunca sivilce derdi çekmemiştim ama menopozdan sonra ara ara çıkıyorlar sanırım hormonlarla ilgili birşey. Belki senin hormonlrda da bir oynama vardır. Boşver be Özlemcim bütün derdin sivilce olsun. Görüşemeden geldim işte ben yine ankara’ya. Kısmet değilmiş, bahara inşallah. Sevgiler yolluyorum canım…
Aralık 1st, 2009 at 10:21
Özlemim, bende Yesime katiliyor, gün gectikce genclesiyorsun diyorum:))
Hormonal bozukluklar olabilir, bence bir kadin doktoruna görünmende, hormon testi yaptirmanda fayda var:))
Öpüyorum bitanem:)
Aralık 1st, 2009 at 10:36
Canım o sivilceler insanı sinir ediyor baen haklısın. Benimde dudağımın kenarında çıkmıştı o kadar acıyorduki konuşamıyordum en sonunda sıktım acıdan kurtuldum. 1 gündede kurudu geçti
izi bile yok neyseki. her ay çıkmasalar olmaz. Şiirde çok güzeldi. Sağol paylaştığın için.Sevgiler canım.
Aralık 1st, 2009 at 11:42
üzülme
ben de henüz aşamadım ergenliği, ruhum genç ve hiç yaşlanası yok… kırışmayacağım yani :))
Aralık 1st, 2009 at 14:34
Kırışmayalım bence de Evren’cim.
Savaşalım sivilcelerimizle:)
Sevgilerimle…
Aralık 1st, 2009 at 14:35
Rica ederim sevgiler benden:)
Aralık 1st, 2009 at 14:37
Hormonlarımda hiç bir sorun yok, karaciğerde de yok ama cilt yapısı çok yağlıymış her kremi kullanmamam gerekiyormuş, medical ürünler kullanmlıymışım.
En son gittiğim cilt doktoru öyle söyledi, gerçi şimdi biraz iyiler.
Tabii bırakmaz onlar peşimi bilirim ben:)
Sevgilerimle Belgin’ciğim.
Aralık 1st, 2009 at 14:39
Eyvah, ” Menopoz Sivilcesi” de mi var Nurşen’ciğim?
Tamam o zaman ölene kadar bırakmaz beni bunlar:(((((
Sağlık olsun baharda görüşürüz biz de, sen keyfini sür Ankara’nın bence.
Oğluşa ve sana sevgiler gönderiyorum buralardan:)
Aralık 1st, 2009 at 14:41
Yeşom, sivilceleri boş verelim de ben gerçekten seni çok özledim görüşelim artık bence de:)
Aralık 2nd, 2009 at 09:25
her ay mutlaka bir iki tane, cene-boyun yuzde bir yerlerde! ben de biktim inan, caresi yok bence…
Aralık 2nd, 2009 at 11:42
yeşime görün derim ben yeşimeee :)))
Aralık 2nd, 2009 at 13:07
Bende de başladı teyzecim sivilce:((
Aralık 2nd, 2009 at 13:30
Eyvahlar olsun:))
Aralık 2nd, 2009 at 13:30
Ben de çok istiyorum özledim O’nu.
Aralık 2nd, 2009 at 13:31
Bence de yok Neşe’ciğim.
Dönem dönem iyileşiyorlar sonra tekrar geliyorlar ne yapalım bu böyle:)
Aralık 3rd, 2009 at 14:23
canım seni en iyi ben alıyorum sanırım
sivilceler benim 30 lu yaşlarıma kadar başımın derdi idi
ne zaman ki, bebişler doğdu emzirme eylemi sonuçlandı onların sadece izi kaldı
şimdi malum günler yaklaşınca 1- 2 baş gösteriyor
umarım seninkiler de geçer
zamanı gelince gidiyor
kafayı takma
sen böyle de güzelsindir eminim
sevgiler
Aralık 4th, 2009 at 20:07
Onlar bir geçip bir geri geliyorlar sevgili Mavianne.
Ben bıktım onlar bıkmadı benden:)
Teşekkür ederim güzel yorumun için.
Sevgilerimle…
Aralık 5th, 2009 at 21:36
Bu yaşda bana bile uğruyorlar Özlem’cim,
cilt yağlı ise muhakkak olur ki bu da iyidir yağ cildin yaşlanmasını önler.
Haddim olmayarak ufak bir tavsiye, elma sirkesi ile daha kısa sürede kurtulabilirsin ve elma sirkesi ile yüz temizliği çok iyi.
Gerçi kokuyor ama, kötü değil mis gibi sirke işte!
Sevgiler…
Aralık 7th, 2009 at 14:56
Elma Sirkesi fikrine Bayıldım Nur’cuğum.
Çok severim elma sirkesini ben.
Neden yüzümü silmek gelmedi ki aklıma?
Çok sağol.
Sevgilerimle…