<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	>

<channel>
	<title>Hayat İzlerim</title>
	<atom:link href="http://www.hayatizlerim.com/?feed=rss2" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.hayatizlerim.com</link>
	<description></description>
	<pubDate>Sun, 05 Sep 2010 17:36:13 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.7.1</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>KİM TRAFİK CANAVARI?</title>
		<link>http://www.hayatizlerim.com/?p=1083</link>
		<comments>http://www.hayatizlerim.com/?p=1083#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Sep 2010 17:35:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özlem</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[GÜNDELİK YAŞAM]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hayatizlerim.com/?p=1083</guid>
		<description><![CDATA[ Hafta sonu tatili bitip de Pazar akşamı Antalya’ya dönerken trafik canavarının bizzat kendimiz olduğunu bir kez daha anladım.
Antalya Alanya karayolunun dönüş istikametinde tüm araçlar olması gerektiği hızla yollarına devam ederken birden yola iki tane adam fırladı.
Adamlar yavaşlamamız için bütün araçları uyarıyordu. Biraz hızlı araç kullansak bu adamlara çarpma olasılığımız çok yüksekti, çünkü yol o [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.hayatizlerim.com/wp-content/uploads/2010/09/traffic_lights.jpg" alt="traffic_lights" title="traffic_lights" width="113" height="150" class="aligncenter size-full wp-image-1084" /> Hafta sonu tatili bitip de Pazar akşamı Antalya’ya dönerken trafik canavarının bizzat kendimiz olduğunu bir kez daha anladım.</p>
<p>Antalya Alanya karayolunun dönüş istikametinde tüm araçlar olması gerektiği hızla yollarına devam ederken birden yola iki tane adam fırladı.</p>
<p>Adamlar yavaşlamamız için bütün araçları uyarıyordu. Biraz hızlı araç kullansak bu adamlara çarpma olasılığımız çok yüksekti, çünkü yol o kadar karanlıktı ki, ilk anda önümüze fırlayanın ne olduğunu bile anlayamadık.</p>
<p>Önce trafik kontrolü var sandık; ancak daha sonra farkına vardık ki kaza olmuş.<span id="more-1083"></span><br />
Bir özel otomobil motosiklete çarpmış, motosikleti kullanan adam yerde yatıyordu, önümüze fırlayanlar da bizi adamcağızı ezmememiz için uyarıyordu.</p>
<p>Bana garip gelen, trafiğin bu kadar yoğun olduğu bu ana yol üzerinde hiç bir aydınlatma aracının olmamasıydı.</p>
<p>Hani televizyonlarda izliyoruz ya zincirleme kazalar, ezilen kişilere tekrar tekrar çarpan araçlar; işte bu  kazalar bu şekilde oluyormuş meğer; tecrübeyle sabitlemiş olduk.</p>
<p>Yaralı adam bir kenarda yatarken ben o telaşla 112’yi aradım. Telefona çıkan görevliye kazayı haber verdim. Bana verdiği cevap da ilginçti : “ İyi ki aradınız, az önce aradılar ama tam adresi alamadık !!!”. </p>
<p>Yani ben aramasam  oraya ambulans ulaşacak mıydı doğrusu sonradan çok merak ettim.<br />
Umarım telefonum ve kaza yerini görevlilere ayrıntılarıyla tarif edişim işe yaramıştır.</p>
<p>Yolumuza devam ederken kendi kendime konuşuyordum : – “Turizm cenneti bir şehrin ana yolunda hiç aydınlatma olmaması kazaya davetiye değil de ne?<br />
 Bu şimdi trafik canavarının oyunu mu yoksa hepimiz birer canavar mı büyütüyoruz içimizde?<br />
 O canavarı ihmalle, ciddiye almamakla, dikkatsizle adam sendecilikle besleyerek …” </p>
<p>İnsan hayatı zaten pamuk ipliğine bağlı, Türkiye koşullarında  gün geçtikçe pamuk ipliğinin kopmak üzere olan ucunda yaşıyoruz.</p>
<p>Fotoğraf : www.deviantart.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hayatizlerim.com/?feed=rss2&amp;p=1083</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>YILANNNNNNN !!!</title>
		<link>http://www.hayatizlerim.com/?p=1077</link>
		<comments>http://www.hayatizlerim.com/?p=1077#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 31 Aug 2010 13:44:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özlem</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[DOĞAL HAYAT]]></category>

		<category><![CDATA[GÜNDELİK YAŞAM]]></category>

		<category><![CDATA[VİZYONDAKİ FİLMLER]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hayatizlerim.com/?p=1077</guid>
		<description><![CDATA[
Kayahan’ın o ünlü şarkısında söylediği kadar cesur değilim ben.
“ Yılandan korkmam yalandan korktuğum kadar.”
Yalanı sevmem, hiç sevmem hem de, ama yılandan korkarım. 
Her renginden, her çeşidinden hem de.
Görüntüsü soğuk gelir; o yerlerde sinsi ve hızlı bir şekilde sürünmesi soğuk gelir, uzun uzun yazmayayım şimdi…
Geçen  hafta sonu, o çok sevdiğimiz  yazlık kır evimizde, önce [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.hayatizlerim.com/wp-content/uploads/2010/08/alp12-300x225.jpg" alt="alp12" title="alp12" width="300" height="225" class="aligncenter size-medium wp-image-1078" /></p>
<p>Kayahan’ın o ünlü şarkısında söylediği kadar cesur değilim ben.</p>
<p><strong>“ Yılandan korkmam yalandan korktuğum kadar.”</strong><br />
Yalanı sevmem, hiç sevmem hem de, ama yılandan korkarım. </p>
<p>Her renginden, her çeşidinden hem de.</p>
<p>Görüntüsü soğuk gelir; o yerlerde sinsi ve hızlı bir şekilde sürünmesi soğuk gelir, uzun uzun yazmayayım şimdi…</p>
<p>Geçen  hafta sonu, o çok sevdiğimiz  yazlık kır evimizde, önce  minik çilek tarlamızın içinde, sonra da nar ağacının üzerinde gördüm onu.</p>
<p>Görmeseydim eğer, bu yazı asla yazılmayacaktı.</p>
<p>Tek tük kalmış pembe minik çilekler  ve olmaya yüz tutmuş narların arasında bahçe sanki onunmuş gibi salına salına, pardon sürüne sürüne geziyordu !!!<span id="more-1077"></span></p>
<p>Çileklerin arasında ilk gördüğümde verdiğim tepki evlere şenlikti ama asıl bir iki saat sonra nar ağacında gördüğümdeki halimi anlatmama gerek yok sanırım.</p>
<p>O da beni her iki seferde  gördü, hatta benim onu gördüğümden daha önce gördü ve o çeviklikle kaçıp gitti.</p>
<p>Rengi griydi, görüntüsü soğuktu.</p>
<p>Sonradan öğrendik ki; gri yılan yılanların içinde en zehirli olanıymış.</p>
<p>Bir de kindarmış bunlar.</p>
<p>Yılanın eşini öldürürsen o da bir şekilde öldürenden intikamını alırmış !!</p>
<p>Bunları dinlerken kanımın donduğunu hissettim, Antalya’nın o ünlü <strong>“kakalak”</strong> larına falan saygı duymaya başladım. </p>
<p>En azından;  kanatlıydılar, kocaman antenleri falan vardı ama kindar değillerdi zavallılar. Üzerine basılınca, bulundukları ortam ilaçlanınca ölüp gidiyorlardı; bir de intikam peşinden koşmuyorlardı. </p>
<p>Sivrisinekler gözüme sevimli gelmeye başladılar; ne olacak yani ısırınca biraz kaşınıyoruz o kadar; yılan öyle mi ya o ısırınca doğrudan acil servislik oluruz herhalde diye düşünmeye başladım.</p>
<p>Eee, peki ne yapacağız bunlar kindar diye? Önlerinde hürmetle eğilecek miyiz? Nasıl kurtulacağız bu hayvanlardan?</p>
<p>Bir tarım ilacı firmasında çalışan arkadaşımı aradım sonra, ondan öğrendiğime göre yılana kesin çözüm kükürtmüş.<br />
Kükürtün olduğu yere yılan gelmezmiş.</p>
<p>Hemen eşim duruma müdahale etti. Bahçeyi, evin çevresini kükürt cennetine çevirdi.</p>
<p>Ama bu bana yetmedi !!!</p>
<p>Duruma daha  kesin, net ve  hatta dahiyane bir çözüm buldum. </p>
<p>Bu çözümden de şimdilik çok memnunum; yılanlar bahçeden kaçana ya da ne bileyim yok olana kadar yazlığa gitmeyeceğim <img src='http://www.hayatizlerim.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Fotoğraf : Bahçemizden.<br />
Bu kadar maceradan sonra yazıma yılan resmi koymak istemedim:)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hayatizlerim.com/?feed=rss2&amp;p=1077</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>HER ŞEY DAHİL!!</title>
		<link>http://www.hayatizlerim.com/?p=1070</link>
		<comments>http://www.hayatizlerim.com/?p=1070#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Aug 2010 11:46:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özlem</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[GÜNDELİK YAŞAM]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hayatizlerim.com/?p=1070</guid>
		<description><![CDATA[Tatil Nasıl Geçiyor?
Bu aralar en çok duyduğum soru bu?
Tatil nasıl geçiyor?
Hemen anlatayım :
Haziran :  Derslerim mayıs sonu bitti, okullar tatil oldu, oğlumla baş başa kaldık.
Oğluma karne hediyesi gitar aldım, ikimizde de bir heves bir heves, onda öğrenme ben de öğretme hevesi, o boş tellere basmayı öğrendi; arada bir cıvıttı ama olsun kabulümdür; anne oğul [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><img src="http://www.hayatizlerim.com/wp-content/uploads/2010/08/resim-032-300x225.jpg" alt="resim-032" title="resim-032" width="300" height="225" class="aligncenter size-medium wp-image-1071" />Tatil Nasıl Geçiyor?</p>
<p>Bu aralar en çok duyduğum soru bu?</p>
<p>Tatil nasıl geçiyor?</p>
<p>Hemen anlatayım :</p>
<p><strong>Haziran : </strong> Derslerim mayıs sonu bitti, okullar tatil oldu, oğlumla baş başa kaldık.<br />
Oğluma karne hediyesi gitar aldım, ikimizde de bir heves bir heves, onda öğrenme ben de öğretme hevesi, o boş tellere basmayı öğrendi; arada bir cıvıttı ama olsun kabulümdür; anne oğul haziranda ağustos böcekleri gibiydik, bu arada ay ortasında deniz mevsimini de açtık.<br />
- Deniz mevsimini açma sebebim tamamen oğlumla ilgilidir, deseler ki deniz kıyısında mı yaşamak istersin yayla da mı, tercihim yayla da yaşamak olur ve hatta dağ bayır yürümek oraları keşfetmek ilk tercihimdir. –</em> <span id="more-1070"></span></p>
<p><strong>Temmuz : </strong> Yazlık bir şehirde yaşadığımız için misafirlerimiz geldi, deniz maceramız artan sıcaklarla doğru orantılı olarak devam etti.<br />
Bu arada kitaplarım beni, ben onları hiç yalnız bırakmadık. ( Bunları da ayrıca yazacağım )<br />
 Hava iyice ısındı yazın keyfi kaçmaya başladı!</p>
<p><strong>Ağustos  :</strong> 1 Ağustos 2010 tarihinden beri hastayım, hastayız, hastalar şeklinde yaşayıp gidiyoruz.<br />
Önce şiddetli bel ağrılarım oluştu. Kendimi tedavi etmek için doktora hastaneye gidip gelirken, annem ardından oğlum hastalandı.<br />
Geçen  geceyi de oğlum için acilde geçirdik.<br />
Ağustos başında burcumu okumuştum.<br />
<strong>“ Dikkatli ol sevgili oğlak; Plüton ters açı yapıyor, olumsuzluklara hazır ol” gibi şeyler yazıyordu.</strong></p>
<p>Bunu Plüton yaptıysa çok ayıpladım kendisini, oysa çocukken, ona çok acırdım ben, - güneşe en uzak gezegen, nasıl soğuktur kimbilir - falan diye gezegen de olsa kimseye acımamak lazım demek ki:)</p>
<p>İşte bizde tatil böyle geçiyor.</p>
<p>Her şey dahil şeklinde.</p>
<p>Mutluluk, sıkıntı, eğlence, hastalık vs. vs….</p>
<p>Ben herşeye rağmen fotoğrafta gördüğünüz kedimiz Çilek gibi yaşadığı andan keyif alma derdinde:))</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hayatizlerim.com/?feed=rss2&amp;p=1070</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>YATAK ODASINDAKİ  DOLAP</title>
		<link>http://www.hayatizlerim.com/?p=1066</link>
		<comments>http://www.hayatizlerim.com/?p=1066#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 16 Aug 2010 05:10:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özlem</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hayatizlerim.com/?p=1066</guid>
		<description><![CDATA[
Yeni taşındığı için eşyalarını yerleştirmekte olduğu evinin balkonuna çıktı.
Kendine bir yorgunluk kahvesi yapmıştı.
Birkaç yıl önce birileri ona yıllar sonra çocukluğunun geçtiği yerlere geri döneceksin ve tekrar buralarda yaşamaya başlayacaksın deseydi inanmazdı.
Oysa ani bir kararla on beş yıldır yaşadığı şehri terk edip, kızını da yanına alıp geri dönmüştü işte.
Kahvesini içerken etrafa gözü takıldı.
O eski evler kalmamıştı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><img src="http://www.hayatizlerim.com/wp-content/uploads/2010/08/untitled2.bmp" alt="untitled2" title="untitled2" class="aligncenter size-full wp-image-1067" /></p>
<p>Yeni taşındığı için eşyalarını yerleştirmekte olduğu evinin balkonuna çıktı.<br />
Kendine bir yorgunluk kahvesi yapmıştı.</p>
<p>Birkaç yıl önce birileri ona yıllar sonra çocukluğunun geçtiği yerlere geri döneceksin ve tekrar buralarda yaşamaya başlayacaksın deseydi inanmazdı.<br />
Oysa ani bir kararla on beş yıldır yaşadığı şehri terk edip, kızını da yanına alıp geri dönmüştü işte.</p>
<p>Kahvesini içerken etrafa gözü takıldı.<br />
O eski evler kalmamıştı artık, hep çok katlı yeni binalara dönüşmüştü o güzelim geniş bahçeli evler.</p>
<p>Havanın çok sıcak olduğunu düşündü sonra. <em>“Ne yapalım yaz ayları tabii sıcak olacak”</em>  diye geçirdi aklından.</p>
<p>Kahvesi bitince kalktı, balkondan içeriye girip eşyalarını yerleştirmeye devam etti.</p>
<p>Her şey iyi güzel yerleşmişti de <em>yatak odasındaki dolap </em>gözüne takılıyordu.</p>
<p>Yeni evinin geniş bir salonu, mutfağı ve banyosu vardı ama yatak odası aynı genişlikte değildi.</p>
<p>Elbise dolabını yatağın ayak ucuna koymak zorunda kalmıştı. </p>
<p>Dolap öyle eğreti duruyordu ki gece uyurken üzerine devrilecekmiş gibi hissediyordu.<br />
Dolabın yerine çare aramayı düşündü, sonra vazgeçti; hele iyice  bir yerleşsin   ona da bir çare bulurdu elbet.</p>
<p>Biraz sonra kızı  Ada geldi. Anneannesi ve dedesiyle çok güzel vakit geçirmişti. </p>
<p>Buraya geldiğimiz iyi oldu diye düşündü, annesiyle babası küçük Ada’ya doyacaklardı artık. Ada da burada olmaktan mutluydu.<span id="more-1066"></span></p>
<p> Sonra ardında bıraktığı şehri ve hayatını düşündü, eşinden ani bir kararla ayrılmasını, iş değişikliğini, son bir  kaç yılda ard arda gelen sorunlarını düşündü.</p>
<p>Yeni evine yerleştiği, bu gün hayatında milat olacaktı. </p>
<p>Takvime işaret koydu, 2. hayatım diye not düştü. Ayın onaltısıydı, günlerden pazartesiydi.</p>
<p>Akşam saatlerinde Ada’ya yemek hazırladı, banyosunu yaptırdı bütün günü oyunla geçirmiş olan küçük kız <strong>- “ Yarın yine dedemlere gideceğiz di mi anne?” </strong>diyerek uyudu. Kızını yatağına yatırdı. </p>
<p>Havadaki acımasız sıcak giderek artmıştı. Sıcaktan öte tuhaf anlamlandıramadığı bir şeyler vardı, gece geçmek; sabah olmak  bilmiyordu.</p>
<p>Odasına çekildi, yaz aylarında televizyon hiç izlenmiyordu, zaten televizyonla arası hiçbir zaman iyi olmamıştı.</p>
<p>Yatağın baş ucundaki abajuru açtı, kitabını okumaya başladı.</p>
<p>Gözü ikide bir, devrilecekmiş gibi duran dolaba takılıyordu. Buna yarın mutlaka çözüm bulmalıyım diye geçirdi aklından.</p>
<p>Ne kadar zaman geçti bilemedi. Ada’nın yanına geldiğini gördü. <strong>–“ Anne uyuyamadım korktum karanlıktan birlikte uyuyalım mı?”</strong> diyordu küçük kız.</p>
<p>Saatine baktı saat 02.30’du. </p>
<p><strong>-“ Ada’ cığım hadi gel bu gece salonda uyuyalım, bu oda çok sıcak “</strong>dedi.</p>
<p>Kızını alıp salona geçti, Ada uyumaya devam etti ama onun uykusu bölünmüştü bir kere; <em>“sabaha kadar otururum artık”</em> diye söylendi kendi kendine. Bu uyku bölünmesi Ada’nın doğumundan kalmıştı ona.</p>
<p>Ada’yı salondaki çek-yatın üzerinde bırakıp mutfağa geçti, kendine bir bitki çayı yaptı. <em>“Papatya çayı uyku verirmiş deneyelim bakalım”</em> diye düşündü.</p>
<p>Çayını yavaş yavaş içmeye başladı.</p>
<p>O sırada beklenmedik bir şey oldu. </p>
<p>Birden her yer sarsılmaya başladı, ne olduğunu anlayamadı; sadece  sarsıntıyla birlikte derinlerden gelen bir uğultu duyuyordu.</p>
<p>Kızını kucakladığı gibi evden dışarı attı kendini.  Daha sonra düşünüce bunu nasıl yapabildiğine kendi de şaşacaktı.</p>
<p>Küçük kız olup bitenin farkında değildi.</p>
<p>Çocukluğunun geçtiği o güzel sokaklar insan çığlıklarıyla dolmuştu.</p>
<p>Binalar domino taşları gibi yıkılıyordu.</p>
<p>Heyecandan titremeye başladı. Annesini babasını düşündü.</p>
<p>Kucağındaki kızına sıkı sıkı sarıldı, sürekli kendi kendine; <em>” iyi ki uyumamışım; iyi ki “ </em>diyordu .</p>
<p>O kalabalığın içinde birkaç saat sonra anne babasını buldu, neyse ki onlara da bir şey olmamıştı.</p>
<p>Yüzyılın coğrafya değiştiren depremlerinden birini yaşıyorladı. Kendilerini çok zor günlerin beklediğini henüz hiç kimse bilmiyordu.</p>
<p>Birkaç gün sonra oturdukları daireye girdiler.</p>
<p>Bina hafif çatlaklar olsa da yıkılmamıştı. </p>
<p>Evin içindeki bütün eşyalar bir yerlere savrulmuştu. </p>
<p>Yatak odasına girdiğinde   kendisini rahatsız eden elbise dolabının yatağın üzerine düştüğünü ve yatağın kırıldığını  gördü.</p>
<p>Hayat böyle bir şeydi işte,  yaşadıkları şans mıydı, tesadüf müydü?<br />
Bilemedi.</p>
<p>İnce bir ip üzerinde yürümek miydi hayat?</p>
<p>Ne yazık ki herkes, o ve küçük kızı kadar şanslı değildi.</p>
<p>İp acımasızca kopabilirdi, bazıları için çoktan kopmuştu bile&#8230;</p>
<p>                          		  *    *    *   *</p>
<p>Blog Not  : 17/ Ağustos/1999 Marmara Depreminde  tüm gidenlerin, ama en çok henüz dört yaşında olan ve deprem sırasında uyurken üzerine elbise dolabı düştüğü için hayatını kaybeden küçük Nazan’ın anısına… …</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hayatizlerim.com/?feed=rss2&amp;p=1066</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>GEREKSİZ YORUM</title>
		<link>http://www.hayatizlerim.com/?p=1063</link>
		<comments>http://www.hayatizlerim.com/?p=1063#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 10 Aug 2010 09:23:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Özlem</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[GÜNDELİK YAŞAM]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hayatizlerim.com/?p=1063</guid>
		<description><![CDATA[Sizin yazılarınıza ve sayfanıza  da oluyor mu?
Ben çok sıkıldım artık.
Hiç tanımadığım ve tanımam mümkün olmayan insanlardan saçma sapan yorumlar alıyorum.
Genellikle Rusça ve İngilizce olarak gelen bu yorumlar bir sürü porno sitelerinden, uyuşturucu ilaçlardan,  haa, bir de viagradan söz eden yazılar içeriyor. 
Sayfamda bunları istenmeyen olarak işaretleyip silsem de kımıl zararlısı şeklinde çoğalıyorlar.
Bunlardan kurtulmanın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.hayatizlerim.com/wp-content/uploads/2010/08/untitled1.bmp" alt="untitled1" title="untitled1" class="aligncenter size-full wp-image-1064" />Sizin yazılarınıza ve sayfanıza  da oluyor mu?</p>
<p>Ben çok sıkıldım artık.</p>
<p>Hiç tanımadığım ve tanımam mümkün olmayan insanlardan saçma sapan yorumlar alıyorum.</p>
<p>Genellikle Rusça ve İngilizce olarak gelen bu yorumlar bir sürü porno sitelerinden, uyuşturucu ilaçlardan,  haa, bir de viagradan söz eden yazılar içeriyor. </p>
<p>Sayfamda bunları istenmeyen olarak işaretleyip silsem de kımıl zararlısı şeklinde çoğalıyorlar.<span id="more-1063"></span></p>
<p>Bunlardan kurtulmanın bir yolu var mıdır?</p>
<p>Yoksa ben oturup her gün ya da gün aşırı gelen 379 tane abuk yorumu silmek zorunda kalıp bilgisayar başında bir de buna mı mesai harcayacağım?</p>
<p>Son günlerde o kadar çoğaldılar ki başa çıkamaz oldum artık.</p>
<p>Böcek ilacı gibi ilacı olsa keşke bunların da üzerlerine sıksak, o zaman işimiz daha mı kolay olurdu ne?:)</p>
<p>Gerçekten fikrinize ihtiyacım var arkadaşlar, spam midir nedir bunlar, nasıl kurtulmak gerek?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hayatizlerim.com/?feed=rss2&amp;p=1063</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
