resim

“Aydan atlayan kedi” bir mim göndermiş bana.

Cevabı zor sorular bunlar.
Zor ama bir o kadar da hepimizi ilgilendiriyor.

Bu aralar klavye ile buluşamıyorum bir türlü.
Daha fazla oyalanmadan mimi cevaplayayım dedim.

Ancak bir sorun var.

Bu aralar zor ve ciddi sorulara yanıt bulamıyorum.
Bunun çeşitli nedenleri olabilir.
-Hayatı kış gününde ağustos böceği gibi yaşamak istiyorum.
-Dersanede çok yoğun çalışıyorum,
-Oğlumla beraber yeni baştan okuma yazma öğreniyorum,
- Bu sorulara ciddi yanıt versem de değişen bir şeyin olmayacağına inanıyorum

Kediciğim beni affet ama yine de klavyem döndüğünce yanıtlamaya çalışayım soruları:

Aaa, tabii önce soruları hatırlatalım :

1- Dokunulmazlıkların kaldırılması konusunda ne düşünüyorsunuz?

2- Seçim barajı kaldırılsın mı? Neden?

3- Adayların belirlenmesinde nasıl bir yöntem uygulansın?

4- Yargı bağımsızlığı sizin için ne anlam taşıyor?

5- Beşinci soruyu siz belirlemek durumunda olsaydınız neyi öğrenmek isterdiniz?

* * * * * *

1- Dokunulmazlıklar kaldırılsın elbette.
Bu şahane bir fikir. Ancak kaldırılırsa, dokunulmazlıkları kaldıranlar kendilerine başka dokunulmazlıklar mutlaka bulacaklardır diye düşünüyorum.

2- Seçim barajı da kaldırılsın da, biz önce zihnimizin içindeki cehalet barajını kaldırsak daha iyi olur gibime geliyor, yoksa değişen hiçbir şey olmaz bence.

3- Onlar nasıl olsa doğru bir yöntem bulurlar, buradan bir şey söylemek bize düşmez.

4- Yargı Bağımsızlığı mı?
Hukuk devletine yakışan bu değil midir zaten?

5- Benimki soru yerine dilek olabilir mi?

Olur değil mi?
Çok teşekkür ederim.

O zaman hemen dileğimi söyleyeyim; konumuzla hiç ilgisi yok ama, Hemen dileğimi yazayım ;

“Antalya’ da bu gün itibarı ile başlayan ve yarın da saatte 100 km. hıza ulaşması beklenen, bu yüzden okulların bile tatil edildiği fırtına ve yağmur, umarım ve dilerim çok insanın canını yakmaz.”

r001-014

Akşam dersten gelmiş yorgun bir haldeyim.
Oğlum uyumamış beni bekliyor.

Anne oğul hemen pijamalarımızı giyip, dişlerimizi fırçalamak için lavaboya gidiyoruz.
Oğlumun bir an önce uyuması için her zamanki gibi acele ediyorum.

Tam o sırada oğlum :

- “ Anne ben ağaç oldum, Benan da beni kesecek” diyor.

Ben şaşırmış ve sinirli bir halde :
- “ Oğlum, ne biçim oyunlar oynuyorsunuz siz” diyerek sözünü kesiyorum. Devamı

coffee_by_emolawn

Onlar apartmanımızın üst katlarındaki dairelerden birinde oturan üç öğrenci genç kızdı.

Hepsiyle de günün muhtelif zamanlarında ya asansörde ya da kapı önünde karşılaşırdık.
Aramızda geçen konuşmalar karşılıklı hal hatır sormak ve iyi günler dilemenin ötesine geçmemişti o güne kadar.

O gün, asansörde kızlardan biriyle karşılaştım.
Gözleri kıpkırmızıydı, belli ki ağlamıştı.

Bana -“ Buralarda bildiğiniz bir falcı var mı ?” diye sordu.

Şaşırdım.

Durup dururken böyle bir soru sorduğuna göre, hayatında yolunda gitmeyen bir şeyler vardı.
“- Yok!” diye yanıtladım onu ve devam ettim.
“- Fala pek inanmam ben?” Devamı

ssa41479

Ben de tam bunu düşünüyordum.

Kendimi anlatmayı, tuhaf dediğim hallerimi ya da bana öyle gelen hallerimi.

Bir türlü klavye ile buluşamıyor bu günlerde parmaklarım.

İzlediğim filmleri, okuduğum kitapları bile paylaşamaz oldum.

Sözü çok uzatmayayım, Leylak Dalı Nurşen’ciğimin taa Ankara’dan gelen mimi bana destek oldu bu konuda.

İşte ben, huzurlarınızda “ Ben” li mim :)) Devamı

gea20logo
Geçen hafta Haiti’de yaşanan depremin yankıları hâlâ dünya gündemini meşgul ediyor.

Türk Halkı ve Türk Basını Marmara Depremi’nin izlerini unutmadığından Haiti’de yaşanan deprem felaketi konusunda oldukça duyarlı.

Yaşanan deprem felaketinin gelecek günlerde pek çok ülkeyi etkileyeceği var sayımlar arasında yer alıyor.

Deprem Haiti’nin üzerine kabus gibi çökmüşken, ülkede güzel şeyler de yaşanıyor.

Geçtiğimiz günlerde bir alışveriş merkezi enkazının içinden kurtarılan iki kadın umut kaynağı oldu.

Enkaz altındaki kadınları kurtaran ekibin Türkiye’den olması gurur verici.

Bu ekip, GEA adlı arama, kurtarma, ekoloji grubu. GEA’nın İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Van gibi çeşitli illerde şubeleri var. Devamı

Sonraki sayfa →